İMİB Başkanı Metin Çekiç’ten ihracat politikalarına uyarı
TCMB’nin döviz dönüşüm desteğinde yaptığı değişiklikler madencilik sektöründe yeni bir tartışma başlattı. İMİB Başkanı Metin Çekiç, artan üretim maliyetleri karşısında yüzde 3’lük desteğin yetersiz kaldığını belirterek sektörün yatırım ve üretim gerçeklerini gözeten yeni bir yaklaşım istedi.
Türkiye’de madencilik sektörünün karşı karşıya olduğu maliyet baskısı, döviz dönüşüm desteğinde yapılan son değişikliklerle yeniden gündemde. Enerji, işçilik, akaryakıt ve finansman giderleri yükselirken uluslararası pazarlarda fiyat rekabetini sürdürmeye çalışan ihracatçılar, mevcut desteklerin sektörün ekonomik gerçeklerini yeterince yansıtmadığını savunuyor.
İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Metin Çekiç’in açıklaması, tartışmanın yalnızca destek oranıyla sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. Asıl mesele, madenciliğin uzun yatırım süreçlerinin ve döviz cinsinden yükümlülüklerinin yeni sistemde nasıl değerlendirileceği.
1 Ekim’de ne değişti?
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yeni düzenlemesiyle, döviz dönüşüm desteğinden yararlanmak için daha önce uygulanan bir ay boyunca döviz almama taahhüdü kaldırıldı.
Bunun yerine firmaların likit döviz varlıklarının, net satış hasılatı veya aktif büyüklüğünden yüksek olanına oranının yüzde 10’u aşmaması koşulu getirildi.
Ayrıca destek kapsamında satılabilecek ihracat dövizi tutarı, firmanın yıllık faaliyet kârı ve işgücü maliyeti üzerinden hesaplanan katma değerle ilişkilendirildi. İhracata yönelik üretim yapan tedarikçilerin destekten yararlanmasını kolaylaştıran düzenlemeler de yürürlüğe girdi.
TCMB, yeni sistemle desteğin daha fazla yerli katma değer oluşturan firmalara yönlendirilmesini hedefliyor. Ancak madencilik sektörü, katma değerin yalnızca bir yıllık finansal sonuçlarla değerlendirilmesinin sektörün uzun vadeli yatırım karakterini yeterince yansıtmayabileceği görüşünde.
Maliyetler artıyor, ihracat fiyatları aynı hızda yükselmiyor
İMİB Başkanı Metin Çekiç’e göre madencilik sektörünün temel sorunlarından biri, Türkiye’deki üretim maliyetlerindeki artışın uluslararası satış fiyatlarına aynı ölçüde yansıtılamaması.
İşçilik, enerji, akaryakıt, nakliye, finansman, bakım-onarım ve ruhsat giderleri yükselirken döviz kurundaki hareketin bu artışları karşılamadığını belirten Çekiç, mevcut yüzde 3’lük dönüşüm desteğini yetersiz buluyor.
İMİB, destek oranının sektörlerin maliyet yapısı, enerji yoğunluğu ve yatırım ihtiyaçları dikkate alınarak yüzde 5–8 seviyelerine yükseltilmesini talep ediyor. Bu talep, döviz dönüşüm desteğinin bütün sektörlere aynı koşullarla uygulanmasının uygun olup olmadığı sorusunu da gündeme getiriyor.
Bir maden yatırımının değeri tek yıllık kârla ölçülebilir mi?
Madencilikte üretim, yalnızca cevherin veya doğal taşın ocaktan çıkarılmasıyla başlamıyor. Arama, sondaj, rezerv geliştirme, dekapaj, ocak hazırlığı, altyapı ve makine yatırımları çoğu zaman üretimden yıllar önce gerçekleştiriliyor. Çevre ve rehabilitasyon yükümlülükleri ise yatırımın farklı aşamalarında devam ediyor.
Çekiç, bu nedenle katma değer hesabının yalnızca yıllık faaliyet kârı ve doğrudan işçilik giderleriyle sınırlandırılmasının sektörün ekonomik katkısını eksik yansıtabileceğine dikkat çekiyor. İMİB’e göre yerli yatırım, üretim ve hizmet alımlarının da değerlendirmede karşılık bulması gerekiyor.
İhracatçının dövizi aynı zamanda üretimin güvencesi
Madencilik sektöründe iş makineleri, elektronik sistemler, sondaj ekipmanları ve yedek parçaların önemli bir bölümü döviz cinsinden fiyatlanıyor.
Bu nedenle ihracatçı firmaların ellerinde tuttukları döviz, yalnızca finansal bir varlık değil; üretimin sürdürülmesi ve yeni yatırımların gerçekleştirilmesi açısından da önem taşıyor.
İMİB, firmaların döviz pozisyonları değerlendirilirken kısa ve orta vadeli döviz borçlarının, ithal girdilerinin ve yatırım yükümlülüklerinin de dikkate alınmasını istiyor. Bu yaklaşım, yeni sistemdeki yüzde 10’luk döviz pozisyon oranı koşulunun madencilik şirketleri üzerindeki etkisinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
Asıl hedef daha fazla döviz kazandırmak
Tartışmanın merkezinde iki farklı öncelik bulunuyor: TCMB döviz dönüşümünü teşvik ederek rezervlere kalıcı katkı sağlamayı amaçlarken madencilik sektörü, üretim kapasitesinin ve uluslararası rekabet gücünün korunmasını ön plana çıkarıyor.
İMİB Başkanı Metin Çekiç, ihracatçının rekabet gücünü kaybetmesinin sipariş ve üretim kayıplarına, bunun da ülkeye giren dövizin azalmasına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Sektörün beklentisi, döviz dönüşüm desteğinin yalnızca kısa vadeli finansal hedeflerle değil, madenciliğin yatırım döngüsü ve üretim maliyetleriyle birlikte değerlendirilmesi.
Ortaya çıkan temel soru şu: Döviz dönüşümünü teşvik eden bir sistem, aynı zamanda ihracatçının yeni döviz kazanma kapasitesini nasıl güçlendirebilir?
Kaynaklar: İMİB basın bülteni (Ekim 2026); TCMB döviz dönüşüm desteği düzenlemesine ilişkin açıklama (28 Eylül 2026).



