Ugolino della Gherardesca 1220 – 1289 yılları arasında yaşamış, Italyan aristokrat ve siyaset adamıydı.
Aynı zamanda Pisa kentinin kontuydu.
İmparator yanlısı görünse bile gizli gizli muhalefet ile de iyi ilişkiler içindeydi.
Bu ilişkileri ortaya çıkınca, “vatan haini” gerekçesiyle iki oğlu ve iki torunuyla
Gualandi kulesine hapsedilerek açlığa ve ölüme mahkum edildiler.
Ugolino‘yu kuleye kitleyen Başpiskopos Ruggieri’ydi, anahtarı da nehre atmıştı.
Kulede tam dokuz ay acı çeke çeke öldüler.
İtalyan şair ve siyasetçi Dante Alighieri bu olaydan çok etkilenmişti.
Ünlü şair, “İlahi Komedya” da cehennemde dolaşırken bir adamı başka bir adamın kafasını yemeye çalışırken görür.
Bunlar Kont Ugolino ve başpiskopos Ruggieri’dir.
Dante onlara “aynı çukurda donmuş iki ruh” der.
Gördüğü manzara dehşet vericidir.
Ugolino başpiskopos Ruggieri’yi yemektedir.
Dante bunun nedenini sorduğunda kont; Ruggieri’nin, her ikisi de hayattayken, kendisine yaşattığı acıyı; oğulları ve torunlarıyla bir kulede nasıl açlığa mahkum edildiklerini anlatır.
Öyle ki çocukları konttan bu ızdıraba son vermesi için kendilerini yemesini bile istemiştir.
Ürpertici dizelerdir bunlar.
Ancak kontun bunu yapamadığını, çocuklarının ve torunlarının açlıktan öldüğünü öğrenir Dante.
İlahi Komedya’da insanlar öldükten sonra dünyada işledikleri günahlara karşılık gelen cezalara çarptırılırlar.
Ugolino’nun cehennemde başpiskopos Ruggieri’nin kafasını yemesi kuledeyken çocukları öldükten sonra onları yemek zorunda kaldığının bir işaretidir.
Bir anlamda açlıkla yamyamlık arasında seçim yapmak zorunda kalmıştır kont.
Fransız heykeltraş Jean-Baptiste Carpeaux, Dante’nin “İlahi Komedyası”ndan esinlenerek, 1865 yılında “Ugolino ve Oğulları“nı heykelleştirdi.
Yontucunun en önemli eserlerinden biri bu.
Heykel sanatının doruğa çıktığı bir çalışma.
Ugolino‘nun iç içe geçmiş ayak parmaklarından yüzüne kadar, zihinsel acının en çarpıcı betimlemeleri mermerde görülebiliyor.
Jean-Baptiste Carpeaux insan anatomisini en ince ayrıntılarına kadar mermere kazıyarak, ne kadar yetenekli biri olduğunu bu heykelde kanıtlıyor.
“Metropolitan Museum of Art“ta sergilenen bu heykeli izlerken, Ugolino ve çocuklarının yüz ifadelerinden etkilenmemek mümkün değil.
Korku ve çaresizliğin ne olduğu iliklerinize kadar işliyor.





















